Erich Fromm Sevme Sanati May 2026

Ayrıca Fromm, modern insanın en büyük yanılgısının “sevmek değil, sevilmek” peşinde koşması olduğunu söyler. Çoğu insan “sevebilir miyim” diye değil, “sevilebilir miyim, beğenilir miyim, arzulanır mıyım” diye düşünür. Bu korku, ilişkilerin yüzeyselleşmesine ve sürekli bir hayal kırıklığına yol açar. Fromm, sevgi sanatının öğrenilebileceğini söyler. Tıpkı bir ressamın fırçasını tutmayı öğrenmesi gibi, bir insan da sevmenin disiplinini, konsantrasyonunu ve sabrını geliştirebilir. İşte Fromm’un önerdiği temel adımlar: 1. Disiplin (Discipline) Her sanat gibi sevmek de disiplin ister. Günlük hayatımızı plansız, programsız, başıboş yaşayan biri, sevgisini de başıboş yaşar. Fromm, düzenli çalışma, erken kalkma, meditasyon gibi basit disiplin hareketleriyle başlanması gerektiğini söyler. 2. Konsantrasyon (Concentration) Modern insan, her şeyi aynı anda yapmaya alışkındır (multitasking). Oysa sevmek, tam bir odaklanma gerektirir. Fromm, karşımızdaki insanı dinlerken aklımızda başka şeyler olmaması gerektiğini vurgular. 3. Sabır (Patience) Hızlı sonuç almayı bekleyen insan, sevgi sanatını asla öğrenemez. Fromm, tıpkı bir çocuğun yürümeyi deneye deneye öğrenmesi gibi, sevmenin de zaman ve sabır gerektirdiğini hatırlatır. 4. Kendini Bilme ve Aşma (Self-Awareness) Sevmek için önce kendi egosantrik dünyamızdan sıyrılmalıyız. Başkasını olduğu gibi görebilmek için kendi yansıtmalarımızdan, korkularımızdan ve arzularımızdan arınmamız gerekir.

Fromm bize şunu hatırlatır: Aşk, bir “nesne” meselesi değildir. Doğru insanı bulduğunuzda her şeyin sihirli bir şekilde çözüleceğini sanmak, en büyük hatadır. Önemli olan, erich fromm sevme sanati

Fromm, en büyük pratik öneri olarak şunu sunar: Yani birini sevmek, o kişi hakkında hissettiklerimizden çok, ona nasıl davrandığımızla ilgilidir. Duygular gelip geçicidir, ancak bağlılık ve irade kalıcıdır. 7. “Sevme Sanatı” Günümüzde Neden Hala Geçerlidir? 2024 yılında dijital aşklar, dating uygulamaları ve hızlı tüketim ilişkileri çağında yaşıyoruz. Tinder’da sağa kaydırmak, bir haftalık flörtler, “sessiz terk” (ghosting) ve “ekmek kırıntısı” (breadcrumbing) gibi kavramlar hayatımıza girdi. Tam da bu noktada Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” bir başucu kitabı olmaya devam ediyor. Fromm, sevgi sanatının öğrenilebileceğini söyler

Erich Fromm’un dediği gibi, “Sevmek, birine sahip olmak değil, onun varoluşunu zenginleştirmektir.” Bu makale, Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” (The Art of Loving) eserinden alınan temel kavramlar ışığında hazırlanmıştır. Kitabı okumak, sevgi üzerine düşünmeye başlamak için en iyi başlangıç noktasıdır. Disiplin (Discipline) Her sanat gibi sevmek de disiplin

Modern dünyada “aşk” en çok kullanılan, fakat en az anlaşılan kavramların başında gelir. Şarkılarda, filmlerde ve romanlarda romantize edilen duygu, çoğu zaman bir nesne bulma problemi olarak görülür. Ancak 20. yüzyılın en etkili psikanalistlerinden Erich Fromm , bu kalıplaşmış düşünceyi temelinden sarsar. Onun başyapıtı niteliğindeki “Sevme Sanatı” (Orijinal adı: The Art of Loving ), yayımlandığı 1956 yılından bu yana dünya çapında milyonlarca okura ulaşmış ve sevgiye dair bildiğimiz her şeyi sorgulatmıştır.

Fromm’a göre sevme sanatında tam anlamıyla ustalaşmak belki de imkânsızdır. Ancak bu sanatı öğrenmeye niyet etmek, insanı insan yapan en asil çabanın ta kendisidir. Sevgi, pasif bir duygu değil; aktif bir eylemdir. Vermektir, almaktan daha çok. Anlamaktır, yargılamaktan daha çok. Bağlanmaktır, saplantıdan daha çok.